Sütçüler, Isparta
Sütçüler İlçesi Tanıtımı:
Sütçüler Isparta ilinin güneydoğusunda yer
alan, Konya Antalya ve Burdur illerine sınırı olan ilçe.
1938 yılında ilçe olan Sütçüler'in nüfusu 2800'dür. Deniz
seviyesinden 1000 m yüksekte kurulan ilçenin toprakları dağlık ve
engebelidir. Sütçüler ilçesinde 7 mahalle 3 belde belediyesi ve 27
köy bulunmaktadır. İlçe halkının başlıca geçim kaynağı tarım,
hayvancılık, balıkçılık ve ormancılıktır. İlçede Süleyman Demirel
Üniversitesi'ne bağlı Sütçüler Meslek Yüksek Okulu bulunmaktadır.
Sefer Ağa camii, Sığırlık kalesi ve Çandır köprüsü Sağrak Köyü
yakınında Adada, Kesme civarında Kocaköy Asarı ve Kasımlar yolu
üzerinde Zorzila ilçenin başlıca tarihi eserleri arasında yer alır.
Tarih:
Sütçüler İlçesi sınırları içinde, Geç Neolitik
(MÖ 8000-5500), Erken Kalkolitik (MÖ 5500-4500) ve Tunç Çağ (MÖ
3000-1200) dönemlerine ait malzeme veren yerleşimlerin bulunmaması
varlığı bilinen höyük ve kalıntıların, bilimsel anlamda arkeolojik
araştırmaların yapılmamasındandır. Sütçüler İlçesinin Tarih Öncesi
ve Tarihi Çağları tam olarak bilinmemektedir. Hitit dönemindeki (MÖ
l800-l200) metinlerde bugünkü Sütçüler İlçesi topraklarının da
içinde bulunduğu bölgenin adı Pitaşşa olarak geçer. Hitit (MÖ
l800-1200), Frig (MÖ 750-690), Lidya (MÖ 690-547) ve Pers (MÖ
547-334) dönemlerinde bölge sadece siyasal olarak el değiştirmiş,
hiçbir zaman tam olarak ele geçirilememiştir. MÖ 334-323 tarihleri
arasında Büyük İskender’in kontrolüne giren bölge, MÖ 323 yılında
Büyük İskender’in ölümünden sonra haleflerinden Seleukos ve
Lysimakhos arasında yapılan Kurupedion Savaşı (MÖ 281) sonucunda
Seleukosların eline geçmiştir. MÖ l88 yılında Roma ordusuna
yenilerek Apameia (Dinar) Barışını imzalayan Seleukoslar Toroslara
kadar olan kısımdan çekilmişler ve bölge Romalılar tarafından
Bergamalılara bırakılmıştır. MÖ l88-133 yılları arasında Bergama
Krallığının elinde bulunan bölgede Sağrak Köyü yakınında Adada,
Kesme civarında Kocaköy Asarı ve Kasımlar yolu üzerinde Zorzila
bulunmaktadır.
Sağrak Köyü yakınındaki Adada antik kentinin kuruluş tarihi kesin
olarak bilinmemekle birlikte şehrin adı ilk kez MÖ 2. yüzyılda
yapılan bir anlaşma metninde geçmektedir. Kentte MÖ I. yüzyılda
sikke basıldığı da gözönüne alınırsa kentin bu tarihten daha önce
kurulduğunu düşünmek yerinde olacaktır. Roma İmparatorluk döneminde
özellikle İmparator Traianus, Hadrianus ve Antoninus Pius dönemleri
Adada’nın en parlak dönemleridir. Kentte tabanı taş döşeli bir antik
yol, Roma İmparatorluk Çağı Traianus Tapınağı, İmparatorlar
Tapınağı, İmparatorlar ve Zeus Megistos -Serapis Tapınağı ile
Yeniköy yolu altında kalan İmparatorlar ve Aphrodite Tapınağı
yeralır. Ayrıca forum, bazilika, akropol anıtsal çeşme, yönetici
binası, açık hava toplantı yeri tiyatro ve mezar anıtı
bulunmaktadır.
Kesme Kasabası’nın güneyinde tepe üzerinde bulunan Kocaköy Asarının
kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, kent muhtemelen
Hellenistik dönemde kurulmuş olmalıdır. Kentin çevresi kısmen ayakta
duran bir surla çevrilidir. Kent içindeki en önemli mimari yapı
tamamen yıkılmış durumda olan prostylos planlı tapınaktır.
Örenyerinde ana kayaya oyulmuş dikdörtgen biçimli dört adet sarnıç
ilginç bir mimari gösterir. Kent üzerinde mezar anıtları vardır.
Sütçüler - Kasımlar yolu üzerinde, dağ yamacında yeralan Zorzila
kenti kalıntıları, Roma dönemine ait olup, şehir hakkında fazla
bilgi yoktur.
Bölge MÖ l30’da Romalılar tarafından ele geçirilerek, MÖ 102-49
yılları arasında Kilikia Eyaleti içine alınmış daha sonra Asia
Eyaletine bağlanmıştır. MÖ 39 yılında Galat Kralı Amyntasın
kontrolüne giren bölge MÖ 25 yılına kadar bu durumda kalmış, daha
sonra Galatia Eyaleti içine alınmıştır. Roma İmparatorluğu’nun MS
395 yılında parçalanmasıyla Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans)
sınırları içinde kalmıştır.
Sütçüler ve çevresi 1204 yılında çevredeki şehirlerle birlikte
Anadolu Selçuklu Devletinin eline geçmiş ve Oğuz boylarına mensup
Türk aşiretleri ile Yörükler tarafından yurt edinilmiştir. Anadolu
Selçuklu Devletinin yıkılmasının ardından Feleküddin Dündar Bey
tarafından1301 yılında kurulan Hamitoğulları Beyliği sınırları içine
girmiştir. Bölge 1324-l327 yılları arasında İlhanlılar’ın Anadolu
valisi Timurtaş tarafından işgal edilmiş ve Dündar Bey de bu
dönemdeki İlhanlı hakimiyetini tanımıştır. Timurtaş’ın Mısır’a
kaçışından faydalanan Dündar Bey’in oğlu Hızır Bey 1328 yılında
tekrar bölgeye hakim olmuştur.
Sütçüler ve çevresi, Sultan I. Murad zamanında Osmanlı topraklarına
katılmıştır. Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerinde Hamid Sancağının
Eğirdir Kazasına bağlı bir nahiye iken, daha sonra müstakil bir kaza
yapılarak, sancak merkezinin bulunduğu Isparta’ya bağlanmıştır.
Ancak XIX. yüzyılın ikinci yarısında (1867’de) tekrar nahiye
statüsüne indirilmiştir. 1868 yılında Bucak, Cumhuriyetin ilk
yıllarında ise Bavullu olarak adlandırılan nahiye merkezi, bulunduğu
yerin dağlık ve engebeli olması nedeniyle dağ anlamına gelen Cebel
adını almış, 1938 yılında bucak merkezinin teklifi ve İl Daimi
Encümeni’nin kararı ile ilçe yapılmıştır. Sütçülere bağlı üç kasaba
ve 27 köy vardır. İlçenin başta bağlı olduğu il olan Isparta'ya ve
diğer önemli merkezlere uzak olması gelişmesini engellemiştir...
Coğrafya:
Sütçüler ilçesi 37,5 kuzey enlem, 31 doğu
boylam üzerinde Isparta ilinin güneyinde yer almaktadır. Doğusunda
Konya iline bağlı Beyşehir-Seydişehir ilçeleri, kuzeybatısında
Eğirdir, güneyinde Antalya iline bağlı Serik ve Manavgat ilçesi yer
almaktadır. Güneybatısında Burdur-Bucakla komşu olan ilçe,
kuzeydoğusunda Isparta ilinin Aksu ilçesi ve kuzeydoğusunda da
Ş.Karaağaç ilçesi ile komşudur.
Batı Torosların kollarının kesiştiği Göller Bölgesinde yer alan ilçe
Beyşehir sınırından Dedegöl (Dippoyraz) Dağı, kuzeyde Eğirdir'den
Anamas Dağı, Yılanlı Ovası (Yayla) ve Kovada Gölü sınır oluşturur.
Güneyde Bucak ilçesinden Aksu (Isparta Çayı), güneyde Serik'ten ise
Sanlı Yaylası ayırır.
Yüzölçümü 1287 km²'dir. Rakımı 250 metre ile 2500 metre arasında
değişmektedir.
Sütçüler İlçe Merkezi Mahalle İsimleri:
1. Başkoz 2. Belen 3. Birlik 4. Cami 5.
Erenler 6. Yeşildere 7. Yukarı.
Kasaba Mahalle İsimleri: 1.
Ayvalıpınar (Çıraklar, Köprübaşı, Kuz, Öbektaş) 2. Kesme (Cami,
Çökek, Derindere, Kızılbelen) 3. Kasımlar (Güney, Cami, Çürükbelen).
Ekonomi:
İlçe ekonomisi coğrafi yapıya bağlı olarak
gelişmemiştir. Ekilebilir arazinin azlığı tarımsal gelişmeyi
kısıtlamış, yöre halkını hayvancılığa yönlendirmiştir. Sadece
Akdeniz ikliminin yaşandığı Çandır'da tarım ürünlerinden ekonomik
gelir sağlamaktadır. İlçe ihtiyacının büyük bölümünü bu yöre
karşılamaktadır. Verimli topraklara sahip Çandır Ovasında
yerfıstığı, susam ve bol sebze meyve yetiştirilir. Son yıllarda
seracılıkta önemli gelişmeler olmuştur.
TARIM VE HAYVANCILIK:
A) Bitkisel Üretim: İlçe toprakları
killi-kalkerli yapıdadır. Arazilerin meyili %40-60'lara kadar çıkar.
Üst toprak 8-10 cm derinliğindedir. Killi kalkerli tınlı bünyeli
granül ve fırda yapıdadır. Tarım arazilerinin %85'i ormandan
kazanılmış arazilerdir. Bu nedenle aşırı erozyona maruz
kalmaktadırlar. Tarım topraklarında organik madde azdır.
Toplam 8.117 hektar tarım arazisinin 1339 hektarı sulanabilir, 6778
hektarı kuru tarım arazisidir. Arazi topografik yapısının aşırı
meyilli ve engebeli olması esasen az olan su kaynaklarının arazide
kullanışlı hale getirilmesini engellemektedir. Sulu tarım belirli
bölgelerde köy kenarlarında yapılmaktadır. Elma ve gül üretimi
Ayvalıpınar'da, sebzecilik ve seracılık Çandır, Şehler, Melikler,
Yeşilyurt gibi köylerde, kiraz ise Kasımlar Kasabası, ibişler,
Güldallı, Darıbükü köylerde yapılmaktadır. İlçede toplam 128 adet
sera bulunmaktadır.
Kekik Akçal Dağının çevresinde, Sanlı yaylasında, Kesme, Kasımlar,
Beydili köylerinde, yaylalarda ve ormanlık arazilerde doğal olarak
yetişir. Doğal yetişme alanları dışında B) Hayvancılık: Hayvancılık
yörede genellikle kıl keçisi yetiştiriciliği üzerinedir. Ancak
yörenin orman bölgesi olması sebebiyle, kıl keçisinin ormana verdiği
zarar dikkate alınarak bu faaliyette kısıtlamaya gidilmiştir. Bu
durum hayvancılıkla uğraşan kesimi koyun ve sığır besiciliğine
yöneltmiştir.
Yaylada kekiğin ve kır çiçeklerinin bol oluşu aracılık
faaliyetlerine imkân tanımaktadır. Arıcılığın geliştirilmesi yönünde
Köylere Hizmet Götürme Birliği kaynaklı olan TKV gözetiminde ve İlçe
Tarım Müdürlüğü elemanlarının teknik yardımıyla 2000-2004 yılları
arasında 9000-12000 fenni kovan dağıtımını amaçlayan 28000 dolarlık
bir proje yürütülmektedir.
Balıkçılık da son yıllarda yöre halkının geçim kaynakları arasına
girmiştir. İlk zamanlar birkaç balık çiftliği ile başlayan bu uğraş,
Karacaören Barajının kurulmasıyla önemli bir seviyeye gelmiştir.
Karacaören Baraj Gölünde yılda ortalama 45900 kg balık üretimi
yapılmaktadır. İlçede toplam 9 adet alabalık üretme tesislerinde
yıllık 81 ton alabalık üretimi yapılmaktadır.
SANAYİ VE TİCARET:
İlçede büyük çaplı sanayi kuruluşu yoktur.
İlçedeki en önemli sanayi kuruluşu Sütçüler Hidroelektrik
santralidir.
İlçede büyük çaplı ticaret erbabı bulunmadığı için ticaret hayatı
pek gelişmemiştir. Sütçüler ve köyleri halkının %75'inin esas geçim
kaynağı ise, yakın zamanlara kadar sütçülük ve yoğurtçuluk olmuştur.
Yöre halkının insanları İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve
Eskişehir gibi büyük şehirlerde seyyar süt ve yoğurtçuluk yaparak
geçimini sağlamışlardır.
Akdut ve dut pekmezi bilhassa Sütçüler ilçe merkezinin sakinlerinin
uzun süre önemli geçim kaynaklarından birini oluşturmuştur.
Günümüzde sadece birkaç aile tarafından yapılan pekmezin hatırası,
“Dut Pekmezi Festivali” ile yaşatılmaya çalışılmaktadır.
Sütçüler yöresinin diğer bir geçim kaynağı da ormancılık veya
keresteciliktir. Yörede 20 bin hektar civarında kara ve kızılçam
ormanı ile bol miktarda meşe (pelit) ardıç ve maki ormanları
bulunmaktadır. Cumhuriyet döneminde özellikle 1950’li yıllardan
sonra yöredeki ormanlar değerlendirilmeye başlanmıştır. Yöre halkı
ormancılıkla ilgili faaliyetlerde çalışıp, belirli kazançlar elde
etmektedirler. 1970-1997 yılları arasında 17 köyde Orman Köylerini
Kalkındırma Kooperatifi kurulmuştur. İlçede küçük çaplı da olsa ağaç
sanayisi ile uğraşan merkezde dört, taşrada ise tahmini 40 kadar
hızarda orman ürünleri işlemeciliği yapılmaktadır. İlçenin
ihtiyacına cevap verecek demir doğrama atölyeleri de sanayi alanında
hizmet veren diğer kuruluşlar arasındadır.
Sütçüler ilçe merkezinde ve köylerinde, özellikle Osmanlı döneminde
dokumacılığın da önemli bir yeri olduğu bilinmektedir. Dokumacılığın
zayıflamasıyla birlikte yörede gelişmeye başlayan halıcılık, yöre
halkının bir süre (özellikle 1950-1980'li yıllar arasında) önemli
bir geçim kaynağını oluşturmuştur. 1951 yılında ilçe merkezinde
Halıcılar Küçük Sanatlar Kooperatifi kurulmuş ve bu kooperatif
aracılığıyla köylere halı ipliği ve halı tezgahı götürülerek,
halıcılık teşvik edilmiştir. Bu dönemde halkın yaklaşık %75'i halı
dokumakta ve hemen hemen her evde bir halı tezgahı bulunmakta idi.
Günümüzde ise sadece Sütçülere bağlı Kesme Kasabasında halıcılık
kooperatifi faaliyetlerini sürdürmektedir.
Belediye:
Belediyenin Tarihçesi: Sütçüler İlçesi 800
yıllık bir geçmişe sahiptir. Eğirdir’e bağlı bir nahiye iken 1938
yılında ilçe ve Belediye statüsünü almıştır. 1938 yılında ilçede
Belediye teşkilatı, Belediye Başkanı dahil 7 memur ve müstahdemden
oluşan personel ile kurulmuştur. Belediye teşkilatının kurulmasıyla
nahiye zamanında yapılmış bulunan ahşap bir binaya yerleşmiştir.
1961 yılı Eylül ayında ilçe merkezinde çıkan yangında Belediye
binası dahil 23 ev ve 27 dükkân yanmıştır. Evleri yanan konut
sahipleri, 7269 sayılı Afetler Kanunu gereğince Bayındırlık ve İskan
Bakanlığının hazırlamış bulunduğu plana göre evleri yapılarak
afetzedelere teslim edilmiştir. 1967 yılında Belediye hizmet
binasının yapımına başlanmış ve 1970 yılında bitirilmiştir. Belediye
hizmetlerini halen bu binada devam ettirmektedir. |