Sütçüler İlçesi Yazılı Kanyon
 |
|
Sütçüler’e 10 km uzaklıktaki
Çandır’da bulunan Yazılıkanyon, herkesin rahatlıkla ve keyifle
yürüyeceği, köprülerle kesilen, sevincinize sevinç katan bir
Tabiat Parkı.
Dedegöl Dağları, Anamas Dağları’yla kol kola verip Yılanlı Ovası
ve Kovada Gölü’yle Isparta’da buluşur. Bu buluşmanın amacı,
Sütçüler ilçesinin sınırlarını çizmektir! İlçe adını, göçle
büyük kentlere giden ve orada sütçülükle uğraşan insanları
nedeniyle almıştır. Elbette, bunda Yörüklerden kalan
geleneklerin ve coğrafyanın etkisi de yadsınamaz. Aynı coğrafya,
ayağına kadar gelen konuklarını mutlu etmeden bırakmaz. Kimini
Adada antik kentinde gezdirir, kimini düğün alayına katar,
kiminin eline bir demet çiçek verir, kimini alabalık sofrasında
ağırlar, kimini de Yazılıkanyon’da sulara sokar. Yazılıkanyon’a
varan yolcu sizseniz; doğa, önce bir yalıçapkını ile gözünüzü
alır. Bu rengârenk kuş, akarsuyun sığ yerlerinde avlayacağı
balık gölgeleri arar; bulamazsa yanınızdan geçip gider. Sonra
Kanyon, antik Kral Yolu’nun taşlarını gösterir size. O taşları,
geçmişten kalan bir hazine, bir andaç gibi saklar. Bir sincap
bir ağaçtan yere atlar, size şöyle bir bakar ve telaşla koşarak
uzaklaşır. Tabiat Parkı’nın girişinde, dağcıların kaya tırmanışı
çalışmaları için kurdukları kamp çadırlarını görürsünüz ki sık
sık Kanyon’a gelirler. Arama kurtarma ekipleri ve izciler de
buradan eksik olmaz. |
|
KAYANIN ÜZERİNDEKİ YAŞAM FELSEFESİ
 |
|
Ülkemizdeki en güzel yürüyüş
parkurlarından biri Kanyon’un girişine giden yol üzerinde.
Patikalarında kızılağaçların, saçlımeşelerin, deli zeytinlerin,
defnelerin, mersinlerin yanı sıra ilerlerken, aşağıda akan Göksu
size eşlik eder. Sonbaharda kanyon, göz alıcı bir ışıkla
yıkanır. Sararmış yapraklar, akarken uçuk mavileşen sularla yan
yana gelir. İlkbaharda, beyaz sırtlı ağaçkakanların takırtısı
baştankaraların, sinekkapanların, ötleğenlerin, bülbüllerin
ötüşlerine karışır. Çevresi, kuş gözlemcileri için bir ‘vaha’
gibidir. Doğanın güzelliklerini yeryüzüne paylaştırırken en
cömert davrandığı yerlerdendir Yazılıkanyon. Derinliği 100 ile
400 metre arasında değişir.
600 hektarlık bir alanı kaplayan Tabiat Parkı’nda yürürken
karşılaşacağınız kaya yazıtı, Kanyon’a da adını verir. Yol
yapımı sırasında bir bölümü tahrip olmuştur ama, üzerindeki
şiirde köle olarak doğup ünlü bir filozof olarak ölen
Epiktetos’tan söz edilir.
Hür insan üzerine şiir
Ey yolcu, yol hazırlığını yap
ve koyul yola; şunu bilerek :
Hür kişi sadece karakterinde hür olan kişidir
Kişi hürriyetinin ölçüsü bizzat kendi doğasında bulunur
Ve kararında içtenlikliyse hür kişi ,
Yüreğinde ise dürüstlüğü, işte bunlar asil yapar kişiyi
Ve bununla yücelir hür kişi hatalarla değil.
Ana-babadan gelen uydurma bir asaletten tad almaz o :
Zira ana-baba değildir hür insanı doğuran
Zeus'tur herkese ata olan ve de tek kök insanoğluna
Herkesin tek şansı vardır. O alır kader icabı beden güzelliğini
Budur soy güzelliği ve hür olma hali gerçek anlamda.
Ruhen köle olan ise sakınmaz kötü sözden, katmerli köle de olsa
Aşırılıktır şiarı bu kişinin, yüreğinde soysuzluk vardır
Ey yolcu, Epiktetos köle bir anadan doğmuştu, ama
Yüceydi herkesten, bir kartal gibi: bilgelikte ise takdire
şayandı ruhu
Söylemem gerekirse, tanrısal bir varlık doğurdu onu. Keşke şimdi
de (bu mümkün olsa)
Böylesine yararlı ve sevinç kaynağı bir insan
Tüm ünlü kişiler arasında köle bir anadan dünyaya geldi.
Yazıtta adı geçen Epiktetos, MS
55 yılında Frigya’nın Hierapolis kentinde doğmuştu. Ona göre,
fiziksel yapı, görünüş ya da doğarken kazanılan sosyal konum,
insan iradesinin dışında geliştiği için bir üstünlük olarak
kabul edilemezdi. |
|
KRAL YOLUNUN ÜZERİNDE BİR DOĞA ANITI
Beklenmedik bir biçimde, bir yaşam felsefesi olarak
karşınıza çıkan bu dizeleri okuduktan sonra, Göksu’nun kıyısından
kırk beş dakikalık bir yürüyüşle yemyeşil bir açıklığa varacaksınız.
Mevsim ilkbaharsa, kendinizi bir çiçek tarlasında bulacaksınız.
Mevsim yazsa, isteyen, kayaların içinde oluşan doğal havuzların buz
gibi sularına kendini bıraksın; isteyen çimenlerin kokusuyla uyusun,
isteyen de yüzyılları devirdiği halde hâlâ ayakta duran anıt
çınarların görkemli dallarına tırmansın. Yazılıkanyon’da doğanın
yaşam döngüsünü de izlemeniz mümkün: ağlardan dünyaya dağılan yavru
sarı örümcekler, gökkuşağı kanatlı kelebekler, sulara fırlatılan
serpme ağlara takılan alabalıklar, yaprakları kırmızı bir kaplan
postunu andıran bitkiler, yılanyastıkları, siklamenler, zakkumlar…
Kızılakbaba ya da yabankeçisi görürseniz ne denli şanslı olduğunuzu
bilin, ama tavşan, tilki, ya da keklikler de her an karşınıza
çıkabilir.
Bu Tabiat Parkı, antik çağın efsanevi Kral Yolu’nun geçtiği
yerlerden biri. Eskiden at arabalarıyla da geçilebilen bu eski Roma
Yolu, yüz yıl öncesine kadar yöredeki köylüler tarafından
kullanılıyormuş. Yazılıkanyon’u Hıristiyanlarca dinsel değeri olan
bir yere dönüştüren ise, St. Paul’un Perge’den Pisidia
Antiocheia’sına giderken buradan geçişi… St. Paul’un Anadolu’da
geçtiği yollar son yıllarda ünlendi ve Likya Yolu’yla birlikte
popüler bir uzun yürüyüş rotası haline geldi. Bu yüzden en
beklenmedik yerde, elinde bu yolun haritasıyla dolaşan turistlere
rastlamanız olası. Bir de, sakız ağaçlarına, yabangüllerine,
anemonlara… |

TÜRKİYE’NİN EN UZUN KANYONU
Kanyonun bulunduğu Sütçüler
ilçesi, Isparta’ya 94 km uzaklıkta. Sütçüler’in doğal
güzelliklerinin en çok ilgi çekeni Yazılıkanyon olsa da, komşusu
olan bir başka kanyonu, Köprüçay Kanyonu’nu da gözardı etmemeli.
Köprüçay Kanyonu, Türkiye’nin en uzun kanyonu çünkü. Sütçüler’le
Serik arasındaki 20 km’lik bölümü kanyon kaşiflerini
heyecanlandırıyor. Darlığı, geçiş zorluğu ve 800 metreye varan
kaya yüksekliği ile adrenalin yükselten bir parkur.
Sütçüler’e gitmişken yöredeki diğer gezilecek yerlerden söz
etmek gerek: İlçenin güneydoğusundaki Sanlı Yayla ile Kasımlar
kasabasındaki Tota Yaylası, endemik birçok bitki türünün yaşama
alanı… Sağrak Köyü’ne 2 km uzaklıktaki Adada antik kentinin adı
ise, ilk kez MÖ 2. yüzyılda yapılan bir anlaşmada geçmiş. Kentte
imparatorlar adına yapılan tapınaklar, antik bir yol, bazilika,
anıtsal çeşme, tiyatro ve mezar anıtları bulunuyor. Adada’da
yapılacak kazılar bu kentin toprak altında kalan gerçek
zenginliğini ve öyküsünü ortaya çıkaracak. Sütçüler’in tarih
hazinelerinden bir diğeri, Kocaköy Asarı. Kesme kasabasının 5 km
güneyindeki mezar anıtları Köprüçay Kanyonu’na bakarken nefes
kesen bir görüntü yaratıyor. Ancak define avcıları tarafından
tahrip edilmiş olmaları üzücü. Yazılıkanyon’da ise rehberiniz
doğa olacak. Yeter ki, siz Göksu’nun kıyısına inin. İnin ve
suyun akışını takip ederek yeryüzünde var olmanın mutluluğuna
varın… |
SkyLife - Şubat 2007
|